mırıldandığım öyküler11 yorum var - 24 Temmuz 2008 14:321-Özdeşlik ilkesi: a, a'dır. yani birşey ne ise odur. İşte bunlar klasik batılı mantık yapısının temel ilkeleri. Biz batılı (Evropalı) eğitim sistemiyle yetişen insanlar, bu sisteme göre kodlanıyoruz Bu ilkeler ikili karşıtlıkların kurulmasına temel oluşturur. Birşey ya a'dır ya da değil-a'dır. Mesela, “bir insan ya kadındır, ya da erkektir. “ (Tam da bu nedenle eşcinselliği tanımlayamaz toplum.) Karşıt konumlandırılan ikilikleri birbiri üzerinden tanımlamak kolaydır. (Örneğin, Kadın erkek olmayandır, erkek de kadın olmayan.) Böyle ikili sistemler kendi içinde kapalı, aşılmaz görünür. Böyle ikili sistemcikler dünyası içinde, tam da bu ikili sistemciklere göre kodlanıyor oluşumuz meta-sistemin işine mi geliyor yoksa? Bertrand Russell bir zamanlar Çin'e eğitim vermeye gitmiş, ama oradaki insanlara bizim mantık ilkelerini anlatamamış! Çünkü anlayamıyorlarmış.Bu diyarda bizdekinden çok farklı bir mantık yapısı ve eğitim sistemi var imiş. Yani “birşey aynı zamanda hem a'dır, hem değil-a'dır” diyebilen bir sistem. (Zaten Russell matematiğin temelleri değiştirildiği takdirde herşeyin mümkün hale gelebileceğini düşünür.) Sonuçta demek istediğim şu ki, bizim mantık ilkeleriyle biz bu ikili karşıtlık sistemine daha kökten, en baştan giriyoruz. Mantık ilkeleri kullanılmadan yaratılan bir paradigmayı tasavvur edemiyoruz. Hayatımızdaki herşey bu ilkelere bağlı, bunlara göre yaşıyoruz. Gerilim- korku sineması bile bu ilkeleri değilleyerek bizi korkutabiliyor. (Oldboy gibi abuk filmleri bu yüzden seviyoruz belki de. ) Mantıktan, akıldan kopmaya, belki de delirmeye (!) çok korkuyoruz, hatta dinler ve metafizik sistemler bile rasyonalize edilmiş şeyler aslında, (Kant, tanrı bir idedir der). Burada yaptığımız bir tür "kavramsal olmayanın kavramlaştırılması", rasyonalize edilmesi, mantığa uydurulması. Hatta ben bu söylediklerimi bile o mantık ilkelerinin süzgecinden geçirerek söylüyorum, bundan kurtulmam zor... (Burada müsade edin de kodlarıma bir küfür edeyim!) Yabancı olan ve aşikar olan, birbirlerine dönüşme olanaklarına bağlı olarak bir ve aynı şeyin iki görünümü aslında.... Herşeyde görür göz bir diyalektik! Derdime tek çare: ham metafizik! bunları düşünenlere batılıların yazılı iletişimi kodlamaya uygun ama bizler doğu kültürünü üstümüzden atamayız bize . feykroll 24 Temmuz 2008 15:46doğu ve batı sadece coğrafik kavramlar değil diyeyim. Feykroll, bazı insanlar böyle şeyler düşünmeden yaşayamazlar. Bu da bir çeşit kavga, isyan. yöntem farklı sadece. Ve kesinlikle insan o dediklerine zaman ayırmalı, ayrılmayınca bambaşka şeyler yazası geliyor insanın bloguna. beyazcingene 24 Temmuz 2008 16:00ben kendimi bir binaya kapatıp içerdekilerle yoz , dejenere , bir pislk gibi yaşamayıo yeğlerim . onlara göre olan bu kavramlar için kimseye kızdığımdan değil içerisinin dışarıdan daha eğlenceli olmasından . ama her kültür her toplum baskılar . anarşistler arasında bir sağcı baskılanmaz mı , yada tam tersi . toplumlar ayrık otlarını kopartmaya çalışır . ayrılan zamana ise hiç itirazım yok . bu arada kavga da tarflar olur . dışlanan insan taraf olabilir ama toplum taraf olamaz . zaten kavga edersen dayak eyersin . antreman macı olur . hem neden kabul etmelerini bekşiyecegim duse kalaka kendim gibi yasamak varken yasamımı neden ispatlar , kavgalar ustunekuracagım ? feykroll 24 Temmuz 2008 16:11Feykroll, yorgunum.. Ve galiba -seni anladığım kadarıyla-sana katıldığım bir yerler de var. Ben kendimden başkasıyla kavga etmiyorum.. Kendi kendimin celladıyım. Bu zaten yeterince zor. Bundan başkası da elimden gelmiyor..Al sana düşe kalka kendi gibi yaşamak. beyazcingene 24 Temmuz 2008 16:25bu yazıya puanı basanlar:
|